Bu Blogda Ara

10 Kasım 2013 Pazar

İLK GEYŞA ERKEKTİ


Evet yazılan çizilenlere bakılırsa ilk geyşa erkekti.
"Taikomochi" adı verilen erkek geyşalar 13. yüzyılda feodal derebeylerini eğlendirmek üzere ortaya çıkmış. Daha çok dans gösterileri yaparlarmış ve sonraları hikayanlatımcılığı konusunda da ustalaşmışlar.  Özellikle espri yeteneklerden ve güzel sohbet ettiklerinden bahsediliyor.
17. Yüzyılda kadınlar bu işi erkeklerden devralmaya başlamışlar. Kadın geyşaların, aslında fahişelerin dans etmek şarkı söylemek gibi yeteneklerini de ortaya koyarak seksten daha fazla eğlence sunmalarıyla ortaya çıktığı söyleniyor.
Bir başka kaynağa göre ise Tokyo başkentliği Kyoto'dan devralınca derebeyleri, shogunlar, tacirler iki şehir arasında mekik dokumaya başlamış. Uzun süreli seyahatler oluşunca, bu ziyaretçilerin Kyoto'da vakit geçireceği çayevleri (teahouse) çoğalmaya başlamış. Ve ilginçtir ilk kadın geyşaların bu çayevlerinin sahiplerinin kız çocukları olduğu söyleniyor. Bir taşla birkaç kuş meselesi...
Hangi söylenti doğru, bilmek mümkün değil gibi, farklı kaynaklardan farklı bilgiler akıyor.  Ancak hangi zamanda, nerede olursa olsun geyşalığın amacının bir agızdan söylendiği şekli şu : müşterilerin eğlendirilmesi. Geyşa, müşterisine hem içki servisi yapıyor hem de dans ediyor şarkı söylüyor; çeşitli oyunlar oynatarak ve sohbet ederek hoş vakit geçirmesini sağlıyor.

Kelime anlamı "sanat insanı" imiş. Ve aslında bir genç kızın geyşalık mertebesine ulaşmasının onurlu olduğu dahi savunuluyor. Bu yüzden her ne kadar fahişlikten evrimleşen bir meslek olduğu söylentileri de olsa geyşaların aslında fahişe olmadıkları, ilişkiye girmedikleri, hatta bir ilişkisi olan geyşanın işini bırakması beklendiği söyleniyor.

Uzun bir çıraklık (maiko) eğitiminden sonra mesleğe adım atabiliyorlar. Makyaj ve kimono giymek için harcadıkları vakit 2 saati buluyor. Ne diyelim cidden zor zenaat. Vakti zamanında Japonya'da 80.000 geyşa bulunuyorken, şimdilerde ise çoğunluk Kyoto'da olmak üzere sadece 2.000 civarında geyşa mevcut.

Biz de Japonya'daki en meşhurlarından olan Gion District'te (Kyoto) gezindik. Orada geyşa göremedik açıkçası. Şans bize Kiyomizudera tapınağı (temple) civarlarında güldü. Turist değil miyiz, bembeyaz yüz makyajları, ipek kimonolarıyla gezinen geyşalarla foto da çektirdik elbette ;)
  

Bir geyşa yemeğine katılmak ve asıl seremoniyi izlemek nasip olmadı ama Gion Corner'da gerçek bir Maiko'dan (çırak geyşa) bir dans şovu izledik. Size de iyi seyirler...
http://youtu.be/mIiHLn9jx4

Bir yazıda okuduğum sözlerle bitiriyorum : 
"Geyşalığı gizemi herhalde insanın hayalgücüne fazla birşeyler bırakması olmalı. Günümüzün modern kadını giyinikken dahi gittikçe daha çıplak olmaya çalışırken asıl gizemi kaybettiriyor olabilir mi?"








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder