Bu Blogda Ara

9 Temmuz 2014 Çarşamba

ŞALSIZ ÇIKMAM ABİ

Bugün Ankara'dan İstanbul'a dönüyorum. Otobüsle ... Yaz sıcağında klimalar sonsuz çalışıyor. Benim hassasiyetim var klima soğuğuna karşı, hemen sesim kısılıyor, öksürmeye filan başlıyorum. Tamam ekstra sıcakları ben de sevmiyorum ama aşırı klima püfürtüsü bende allerjik reaksiyona sebep oluyor... Bünye bu, laf dinlemiyor !

Aklıma ilk gelen şey asya'da geçirdiğim 5,5 ay, ve bu süre içinde klimalarla ilgili ne çok anımın olduğu. Nedense asya'da klimalar buzzz derecesine çalışıtırılıyor, gece gündüz... Evet iklim çok sıcak ve nemli olduğu için normal diyeceksiniz ama bunun bir ayarı olmaz mı? Gördük ki olmuyormuş . Aşırı nemli 35-40 derece sıcaklıktan bidenbire klimalar tarafından kurutulmuş 18-20 derece'ye giriş yapmanız, ne bileyim su içmek filan kadar olağan. Hatta bir alışveriş merkezine ya bir taksiye ya da bir otobüse binmişseniz bu değişimi yaşamanız salise meselesi :)

Örneğin gece otobüslerinde diğer çoğu avrupalı soğuk memleketlerden gelmiş turistlerle beraber klimayı kapattırma çabalarımızın nasıl sonuçsuz kaldığını, yanında kapşonlu bir üst varolan herkesin otobüste kapşonuyla uyuduğunu, ola ki yanında şal benzeri bir şey varsa ağız burun kafa heryeri örtecek şekilde örtündüğümüzü hatırladım... Ve yüzüme akşama kadar sürecek bir gülümseme yayıldı birden...

Tependeki havalandırma deliklerini bilimum kağıt, peçete vb ile örtmeye çalışmak, peçetenin aşırı hava akımının etkisiyle uçup kurtulması, ardından başka bir malzeme veya daha büyük bir parça ile tekrar denemeler... Yanında bant taşıyıp o delikleri bantlayanına bile rastladım, tecrübe işte!

Oldu ya bir ara uyandınız bu otobüslerden birinde, günün herhangi bir saati, önünüze arkanıza şöyle bir bakın... Mutlaka deliklere birşeyler tıkamaya çalışan, ya da yüzünü gözünü örtmeye çalışan birini göreceksiniz, %99,5 ihtimal ;)

Benden söylemesi; şalsız, kapşonsuz çıkmam abi.